oganmy
11 Takipçi | 29 Takip
11 01 2014

Devamı

11 01 2014

Hayretim...

HAYAT, bütün küçüklüğüne rağmen vücuduma oranla sonsuz büyüklükte. Yaşamlara sığmayan Hayat aklıma nasıl sığmış? Kendini göremeyen gözüm Kainatı nasıl görmüş? Sürrealist birresim bu! Hayat, ben ve hayretim başrollerdeyiz. OĞAN.MY Devamı

11 01 2014

Yazı araları...

Dil kalıbı oluşturmuştum Yazdıklarıma! yazdıkça bozuldu/kırıldı... şimdilerde gelişi güzel, geldiği gibi yazıyorum... Vürgülü de attım bir kenara, noktayı bolca tutuyorum yazı aralarında... düşünesindiye... OĞAN...MY... Devamı

11 01 2014

Bak...

“Göz neye bakıyorsa ona benzemeli, onun gibi olmalı… Göz güneş gibi olmadan güneşi göremez. ..Bir ruh kendisi güzelleşmeden Güzel’i göremez… Kendine gel ve bak… Kendinde Güzel’i gör…OGAN.MY Devamı

11 01 2014

Hiç'in...

“Parçalara ayırmak yaratmak değildi.” öteki insanlara ve kendi benliğine baktığında sadece YOK’luk görüyordu, küçük ve önemsizdi, ihmal edilebilir, yeri doldurulabilirdi… Yaşadıkları ona tokluk hissi vermiyor, hem kök salmak hem de Ben’liğini hissetmek, VAR olmak istiyordu. Ve anlaşılması için yapmadı, sadece böyle de görülebileceğini göstermek istedi… Güneşi taşa, Kâinatı bir zerreye sığıdırdı..Işık‘ın aydınlattığı cisimleri değil Işık‘ın kendisini çiziyordu yaşama… Her şeyin tek bir renkte birleştiği gök/YÜZÜNÜN denize, denizin suya, suyun karaya karıştığı görünmez çiğiydi… renk ve şekil penceresinden görüyor, hissediyor hiçliğin resmini… Aşk diyerek kelimelerle yazılarına döküyordu… Hiç’in ressamı…OĞAN.MY Devamı

11 01 2014

Yoksa?

Ağırlıksız (/önemsiz) Sıfırdan bile daha hafif şeylerden bahsetmiyorum… Rüzgâr gibi gelip geçen… Figürleri, insanları küçülten, silikleştiren AŞKı… Büyük olasılıkla biliyorsun(/yaşadın)? Yoksa yaşamadın mı? Yaşamak için geldiğin yaşam da her şeyi AŞKla yaşa… OĞAN.MY Devamı

11 01 2014

Kirli birşey...

Kirli birşeydir yaşam! Ve yaşayın diyordu; İnsanlar ne düşünür diye düşünmeden YAŞAYIN!... OĞAN.MY Devamı

11 01 2014

Rüyadayım Bilyorum...

Örüyorduhayalini,sessizlik…Dalmışheryerdeydidüşüncedönecekyeriyokşimdi… rüyadaydımbiliyorum…OĞNA.MY Devamı

11 01 2014

Vuran...

Duydumvuruşuyeniden,dahahızlıeskisinden,içimdeyananruhumlaodamadöndüğümzaman…nedirhızlıhızlıvuran;Yatışsındaşuyüreğimanlayayımnedirvuran; OĞAN.MY  Devamı

11 01 2014

Hiç/Bir/Zaman...

Başkasıdeğilzamandan… ”Gelmekten, kocamış zaman, günlerin kıyısından; Söyle, nasıl çağırırlar seni Ölüm kıyısından?” Dedi “Hiçbir zaman.” Sözü bu kadarla kaldı, geçmiş yüzyıllardan kalan, Sustu… “Hiç -ama hiç- hiçbir zaman.” Birdenbire irkilip de o bozulan sessizlikte sonra ben konuştum: “Anlaşılıyor ki” dedim, “bu sözler kulağımda kalan; Sana bunları bırakmış, tekrarlıyorsun durmadan, “HİÇ/BİR/ZAMAN.” OĞAN.MY Devamı

11 01 2014

Gölge...

Hayal kuranın gözleriyle derin- derin bakarken, yansıyor ışıksı gölgesi insana, O gölgede yüzen ruhum kurtulup da haykırdı sözler; “Gölgeleri niçin kurtumuş resmeden”, “Senin ışıltılı gölgen mi beni uzaklara götüren” çek ışığını çek “Yüreğimden!” “Getirsin ayrılışı bu sözlerim! Rüzgârlara dön yeniden, ölümün kıyısına uzan! Hatıra bırakma sakın, bir an/ın bile kalmasın!..” Melekler geçti, ellerinde görünmeyen ışık sözleriyle “yüreklere”; “Ey kutsal yaratık, İç bu sözleri de unut, kurtul artık o anıdan.” “dön hayata, sarıl bedenine” Bir an ol, görebileyim gölgeni. Bir gün ol görebileyim gölgeni, Bir ay ol, ğörebileyim gölgeni. Görebileyim gölgeni gölgemde, Küller içinde bir ömür. Her zaman...OĞAN.MY Devamı

11 01 2014

Boşa gitmişliği...

Hafıza? ne de çok düşünce var bekleyen, pencerenin lekesiz belleğinde… Yanan o mor hafızanın konukluğunu da… Durgun sular boyunca yürümek? Anımsar mı zaman Üstünde yürümüş olanı? Kemana yatırın siz aşkı, İster misiniz dudaklar kalsın, ten kudurtsun… Öyle ki, yeryüzünün kirlenmiş varlığını anlamanın başlangıcında… Aynaların yansıyan, uçuk renkli deneyimlerin ve suskunluğun bilgisiyle döllenmiş olana, nasıl diri olmadığı söylenebilir? Uçuş düşlediğin yolda… Hiç bir zaman diri olmadığı, lambanın masum düşüncesin de bir an binlerce, bin yıllık ölüler gibi cesetlerimizin boşa gitmişliğini? OĞAN.MY Devamı

11 01 2014

Tam olarak...

Düşüncenin erişemediği kelimesiz doruklarda! ASLA tıpatıp aynı olmayan şeyler... Kavramlaşan “Kelime” denen elbiselerin AYNI-laştırılmasından Gerçeği’i örtüyor... Baktığınız, gördüğünüz, okuduğunuz ve yazdıklarım TAM OLARAK onun kopyası değildir... OĞAN.MY Devamı

11 01 2014

Boşluk...

"Boşluk aynası" Boş bir Evren, boş bir dünya, boş bir hayat. İnsanları düşlüyorum rollerini oynayan, evleri, şehirleri ve başımın üzerinde, gökyüzünü bulutları ve yıldızları… Ressam nasıl da ustaca boş bırakmış tabloyu. Hayal gücüm dolduruyor Boşluk’u… En güzel çiziyorum bozuyorum yeniden kuruyorum...Boşlukta güneş ışığı. Işıkla dolan insan aslında o kadar da “boş” değil. Zaten esas boşluk da o insanda değil, tablonun kendisinde, hatta bakanların gözünde! OĞAN.MY Devamı

11 01 2014

Öteki...

Yarattığın “ Ötekiler” her yerde… Ötekiler‘in gözündeki varlığını derinden hissetmektesin. Hatta UTANÇ‘ını. Ötekiler tarafından görünmediğini fark eden insanlar “özgürleŞirler”. Aynılıkta YOK ettiğim şekil (kelime)… OĞAN.MY Devamı

11 01 2014

Rol...

“rol”, “roller”, “rolleri” Hep bu “rolü BEN sanma” ... OĞAN.MY Devamı

11 01 2014

Ardında...

Düş bahçelerinin tutsak taneleri, yaşamı, yaşamayı sana bırakıyorum! bir mumun tanıklığında... Bak nasıl da yansıyor durmadan ışıyan karanlığın ardında gömülmüş olan... OĞAN.MY  Devamı

11 01 2014

Dolduran Yaşam...

HİÇ zaman… Geçen (=geçmeyen)YAŞAM Yaşamı DOLduran o ezici, o ağır BOŞluk… İnsan nesnelere biçim verir ama anlamı veren boşluktur… Hiçlik, boşluk, yokluk… Ve bunları DOLDUR/an YAŞAM/ışlık... OĞAN.MY Devamı

11 01 2014

Olur olanlar...

“hep düşünmeden önce olur olanlar” oysa dünya... insanların düşünce sesleriyle dolu, kafalarında kendilerini asacakları urganı örüyorlar…OĞAN.MY  Devamı

11 01 2014

Aşktandır...

Selam ey masum gece! Soğuk nefesiyle geçmiş günün artıklarını içine çekiyordu, gözle görmek arasında, böyle bulaşmışım gecenin kokusuna… Zaman geçti ve esintinin şehvetinde düş belirdi hayal çizgilerinden, “sevecen ruhlarını kıyısında soluyan” birleşik varlığın kemiksi oyluklarına dönüştü! Düşüncelerin, sözlerin ve seslerin aldırmazlık dünyasından “aşk…aşka aşkta…Aşktandır” yazıyorum…OĞAN.MY  Devamı

11 01 2014

Siyah...

Işık HİÇ-liği ve Renk YOK-luğu ‘ne o, ne de öbürü’ ben kendimin geçmişiyim, sonraki hayat-a ölmüşüm… Geçmişte kalmış ama geçmemiş bir hikaye bizimkisi…Işık hiçliği gibi siyah; renk yokluğu gibi beyaz…OĞAN.MY Devamı

11 01 2014

Yok...

Yok’un varlığı… kendi-için-olan YOK’un varlığını görebilir... Yani “yok” da vardır ama onu bekleyen, gören, bilen bir göz için vardır. Objektif, bilimsel anlamda, kendinde-olan anlamında bir “YOK” yoktur... OĞAN.MY Devamı

11 01 2014

Gölgesini tanıdılar...

”Bazı insanlar sadece korkularını öperler… İşte onlar yaşamın sadece gölgesini tadanlardır…” OĞAN.MY Devamı

11 01 2014

Yansıyan...

Artık ben değil de bende gördüğüm şey bana yansıyan şey olduğum fark ediyor.... herşey gibi aşkta yansımanı yansıyanıydık. kalbe her yansıma gibi yansıtıcı aynanın varlığı yansımanın varlığını değiştiriyordu... OĞAN.M  Y Devamı

11 01 2014

Değilsin...

Gözlerine baktığım da orada olduğunu göremiyorum... Sanki yoksun, bom boş varsın... Hiç orada olmadın canlı olabiliyorsun ve orda değilsin... Daha gelmedin, daha olmadın... Durum orada, olasılık orada... Heran sende orada olabilirsin, ama henüz değilsin...OĞAN.MY Devamı

11 01 2014

Yazgıda...

Telaşla yaşanan gün devam ederken son hızla, zaman durur gibi olmuştu bir an için, günün sonunda, yaşanılan hayatın yalan olduğu ortaya çıkınca yeniden hızlanmıştı zaman hem de zembereğinden boşanırcasına, günü-güne katarak, günü yıla dönüştürerek, bedenleri toprağa yedirerek geçmişti yaz(G)ıda…OĞAN.MY... Devamı

11 01 2014

Görüyorum...

“Gözlerinde şu anda ne görüyorum, biliyor musun, gözlerinde bir çocuğun ilk defa gördüğü şeyi... Gözlerinde çocukluğumu görüyorum, gözlerinde kendimi görüyorum... Gözlerinde nehrin akışında suretine dalmış bir çocuğun ak(i)sini görüyorum... Gözlerinde, gözlerimi görüyorum...”OĞAN.MY Devamı

11 01 2014

Kaç...

Yeni şeyler söylemek lâzımsa da sözler öylesine eskiden kalma ki, duygular öylesine erimiş ki, eskiyi hangi yeni kelimeyle anlatabilir ki kelimelerin emanetçisi. Ne söyleyebilir ki söylenmemiş kelimelerden geriye kalanlarla. Söylenmemiş kaç kelime var ki... Bak, kaç’ta karar kıldı kelimelerim. Bu hangi “kaç”? Kaç? Kaç. Kaç. Kaç. Kaç gitsin. Kaç… Kaç kez, kaç kez, kaç, Kaçma… OĞAN.MY Devamı

11 01 2014

Boşluk...

  Boşluğa dikkat ettiniz mi? Bir parçamız eksik gibi… Ama değil… O boşluk olmasa yap-boz olmaz, “ben yaptım sen bak” olurdu… Boşluk olmadan hareket olmuyor… Ne yazıldıysa o, hiç bir şeyi değiştiremezdik... Boşluk yoksa seçim de yok… OĞAN.MY   Devamı

11 01 2014

İlk'in...

Kaçımız görüyoruz ilk bakışımızla gördüğümüzü ikinci bakışta. Tekrarı mıyız ilk’in… Tekrarı yok mu? Var mı? İlkin tekrarı yok mu ikinci bakışta… İkinci bakış birinciden farklı mı?Ya ikincinin ardındakilerde… OĞAN.MY Devamı